31 Aralık 2013 Salı

Yıldızları Göremiyorum

Yaz gecelerini özlüyorummm.
Kumsala uzanıp güneşi beklemeyi, yıldızlara veda ederken hüzünlenmeyi..
Doğan güneşle ümitlenmeyi..
Bir ufak valiz yapip çekip gitmeleri özlüyorum..
Yalnızlığıma sığınmayı..
Soğuk kış gecelerinde yitirdiğim umutlarımı, dalga seslerinde yeniden bulmayı..
Özlüyorum işte..
Hiç tanımadığım insanlara tebessüm ederken bir anda ağladığım gecelerdeki huzuru..
Çıplak ayaklarımla caddelerde sabahlamayı..
Samimiyetsizliklerin olmadığı yalnızlığımı özlüyorum..
Bu mevsim zor geciyor..
Kalp her gece özlüyor..
Buralar soğuk..
Gökyüzü karanlık..
Içim sıkılıyor..
Aşk bu mevsim bana uğramıyor..


7 Aralık 2013 Cumartesi

AşK ne ki ?


Bana aşk-ı soranlara, adını söyleyesim geliyor..
Sonra, durup gülümsüyorum..
Ellerime bakıyorum, gözlerimdeki boşluğu hatırlayıp susuyorum.
Peki ya aşk ? diyene
Unuttum diyorum..
O hissi unuttum..
Oysa unuttuğumu sen hatırlatmıştın bana..
Yeniden çarpmıştı kalbim,
Yeniden gülmüştü gözlerim,
Ellerimin titremesi durmuştu biran için..
Ve sonra
Sen daha gelmeden gittin..
Ve bir daha bana aşkı soranlara cevabım,
Yokluğunda herkes tarafından istenen, bulunduğunda  asla cesaret edilemeyen,tam gelirken gidilen,kısaca başlamadan biten heyecanlardır diyeceğim..
Bunu da senden öğrendim..
Oysa  ben aşk iki kişikliktir ,
ve emek ister, yürek ister, sabır ister ve hiç bitmez diye bilirdim..


25 Kasım 2013 Pazartesi

Soğuk, sessiz , puslu bir sabah..


Kargaşa.. Belki de telaş..

Soğuk, sessiz , puslu bir sabah..

Tüm şehrin yazdan kalma bir günü beklediği, bedeniminse kışa merhaba dediği..

Hani olmaz dediğim günlerden birinde, mutluluğun güneşle beni vurmasıydı yaza dönen kış  sabahım..

Gözlerimden ışık, ellerimden huzur, nefesimden mutluluk verdiğim..

Kötü giden her şey  olağan üstü bir güzelliğe kavuşmuşken,

En kötü dediğim anlarımda dahi aklıma gelmezken sen..

Seni özleten, hatırdan çıkmış anılar..

Aşk kokan bir nefes..

Nereden, nasıl ve neden çıkıp geldiğini çözememişken,

Umulmadan gelen yaz,umulmadan kışa döner ve usul usul gider..

Sonra..

Geçer..

Acıtarak.. özleterek..

Keşkelerle dolu sövdürerek..

Geçer..

Gün kararır..Güneş bu şehri terk eder..

Ruhum sensiz, bedenim yalnız, kalbim boş..

Ama

Bu gece de geçer..

Ve her şey gibi
Buda biter..






11 Ağustos 2013 Pazar

Gökyüzünde Bir Gece


Bir gökyüzü varmış masallar diyarında,

Hani böyle yıldızların kocaman olduğu, ay dedenin salıncak misali sevenleri mest ettiği..

Orada hayal ettim ikimizi..

Önce bir sabah güneşin doğuşunu bekledim hayalinle,

Kızıldı gökyüzü…

Öyle nazlı nazlı süzüldü ki,  ona bakarken senin gülüşün düştü önüme..

Güneş tam tepeye vardığında, gözlerim kamaştı bakamadım uzun uzadıya..

Hani sana utancımdan bakamadığım o anlar geldi bir bir aklıma..

Gün batımıysa bizdik sevgili..

Huzur veren bakışlarımız gibi,özlem kokan gülüşlerimiz gibi

Merak uyandıran bir vedaydı güneşin ki..

Usul usul kayıp gitti öylece..

Geceyi bekledim kavuşmak için sevgili..

En büyük yıldızın kuyruğuna tutunup, geldim ayın koynunda beni bekleyen suretine..

Şarkımızı söylerken ben, yıldızlardan daha parlak gözlerinle izledin beni sessizce..

Sonra sabah oldu ve gittin ya işte..

Ben  yine bekledim gündüzü geceye kavuşturan o anı delice..



6 Haziran 2013 Perşembe

Bir Baksanız Diyorum..


İçimde bir sıkıntı var..
Belki de öfkedir bunun adı..

Bilemiyorum neye, kime,neden kızıyorum..

Ne için böyle hüzün dolu yüreğim..

Neye özlem duyup ulaşamıyorum ?

Hangi yıllarda durmuş kalbim ?
Şimdi bu neyin sancısı ?

Bir şehir vardı ya hani ,size daha önceleri anlatmıştım..

İşte ben o şehrin, bir caddesinin, en kısa sokağında,köşede kalan apartmanın 2. Katında  9 nolu dairede unutmuşum kalbimi…

Özlüyorum işte..

Ötesi yok…

Kalbim acıyor..

Orada bir yerlerde kalbim bensiz kalmış ve ağlıyor..

O şehir kulaklarını kapatmış, duymazdan geliyor..

Buradaysa tüm şehir o minik kalp için ağlıyor..

Bir sevdiğim vardı o evde..
O evin odalarında hayallerimiz, hayal kırıklıklarımız  doluydu..

Ama bir sevdiğim vardı lambasıyla o caddenin o sokağını aydınlatan minik evde..

Severdi beni minik kalbiyle..

Bir sokak öteye gitsem özlerdi beni,
Söyleyin şimdi unutmuş mu beni ?

Duydum şehir yerle bir olmuş,

Onun sokağına gitmemiş kimseler..

Belki ondandır bu sıkıntı, korktuğum içindir bu özlem, özlediğim içindir bu sitem, merak edip arayamadığım içindir bu öfkem..

Onun evi orası işte..

Biri gidip baksa mı diyorum.. ???

Sonra..sonra bir başkasının o sokaktan geçmesi düşüncesiyle dahi çılgına döndüğümü görüyorum..

Ve sonra mı ?

Onu hala ne kadar çok sevdiğimi görüyorum..

Unutmadığımı, unutamadığımı..
ama
Unutulduğumu..

HİSSEDİYORUM..




9 Mayıs 2013 Perşembe

Zormuş...


Eskiden özenirdim,

Başına yastığa koyar koymaz uyuyanlara..

Ah derdim ahhh...

Şimdi şimdi anlıyorum ,
Onların da neden benim gibi mutsuz hissettiklerini..

Zor şeymiş,

İnsanin gece olup karanlık odasına çekildiğinde düşünecek,
Hatta uğruna üzülecek kimsesinin olamadığını fark etmesi..

Zor şeymiş,
Telefonu çalmasada, ya ararsa diye beklediği  birinin olmayışı..

Ve zormuş aslında,
Ya biterse diye endişelenecek hiçbir hissinin olmayışı..

Zormuş işte,



Zormuş gözleriyle gözlerini büyüleyenin olmaması..





4 Mayıs 2013 Cumartesi

Bir Güneş Düşün..Çok Başka Olsun..Bizim Olsun..



Birçok farklı ülkenin  birçok farklı şehrinde, güneşi görmüşlüğüm var..
Mevsim kimide yaz, kiminde kış,kiminde de bahardı..
Birçoğunda da güneş o parlak yüzünü de göstermişti oysa..
Ama o küçük sahil kasabasındaki güneş gibisini bir daha hiç görmedi gözlerim..

Öyle bir huzur ..
Öyle güzel yasemin kokuları yoktu hiçbir sabahta..

Özlüyorum işte..

Özledikçe anılar geliyor aklıma..

Ve aklıma gelen her bir anıyı benzersiz kılıyor kalbim..

Özlüyorum..

Bu gece de; 
O kasaba, 
O kasabadaki huzur,
O kasabadaki koku,
O kasabadaki insanlar,
O kasabadaki yıldızlar, ay, güneş, kumsal…..

O kasabadaki SEN , 
O kasabadaki BEN 
Ve
O kasabadaki BİZ düştü hatırıma..

Yine özledim,
Seni..
Beni..
Bizi...

Gel de kız hadi..






26 Nisan 2013 Cuma

Ah Sevgilim


Ah sevgilim,
Bende biliyorum telefonun diğer ucunda,
Kilometrelerce uzakta yeni günü karşılarken, anlattığım masallarla uykuya dalmadığını.. 
Her masalı merakla sonuna kadar dinlediğini..
Ve bir tanem ben elbette biliyorum,
Senin uyuduğunu düşündüğümü sandığın zamanlarda,
 Kulağına fısıldadığım sözlerin seni masaldaki mutlu sona ulaştırdığını..

Ah sevgilim, 
Biliyorum...
Ben masalımızı anlatırken, senin gülümsediğini...
Ve sesini duymamam için derin bir nefes alıp, hafifçe öksürdüğünü..
Sen uyurken derin derin nefes almazsın ki... 
Hatta bazen nefes almıyorsun diye korktuğum dahi olmuştur benim..Başımı göğsüne yaslayana kadar kalp atışlarımı kontrol edemediğim o sancılı zamanlar..

Ah sevgilim ,
Asıl sen uyurken anlattığım masalları işitmeli o minik kalbin..
Uyanman için can atarken, yüzünü uyurken seyredebilmek için gözlerimi dahi kırpmayışlarımı bir bilsen.. Bilsen keşke masal kahramanımın uykudaki şirinliğini..

Ah sevgilim,
Sen...
Uyu hadi kıyamam..
Ben...
Bugece de beklerim seni..









20 Nisan 2013 Cumartesi

Bir Bilet Kes, Tek Yön Olsun..


Bazı şehirler vardır..
Haritadaki yeri senin için hiçbir anlam ifade etmez..

Hani böyle içinde kocaman bir yeri vardır ama kimseye söyleyemezsin..

Bir şehrin adını duymak can yakar mı demeyin..

Yakar..

Hemde öyle bir yakar ki, o şehirde yaşayan herkezden nefret edersin..

Hiç tanımadığın birinin,tesadüfen bir fotoğrafını görürsün ve arka fondaki mekanda canlanıverir anılar..

İşte öyledir bazı şehirler..

Nerede olursa olsun başrolündedir gözperdenin..

Kim olursa olsun içerisindeki, hatırlatır sana kendini..

Bakarsın o tanımadığın kişinin fotoğrafına saatlerce..

Yanındakiler  de bakar seninle ama senden başka hiç kimsenin dikkatini çekmez arka fondaki mekanın  sağ tarafına açılan kapı..

Kimse duymaz çalan klasik müzikleri..
Baktıkları fotoğrafın ;
Hangi şehrin,hangi caddesindeki hangi mekanda çekildiğini dahi bilmezler..

Çünkü onların başrollerindeki sen değilsindir..

İşte öyle dostum..

Bazı şehirlerden giderken, çok şey bırakır yürek..
Bir bilet kes dersin, gidiş olsun..
Dönüşe yer bulamazsın derler..
Dönmeyeceğim diyemediğinden, dönüşüm belli değil der geçersin..
O şehirlerin vedası zordur..
İstasyonda arkandan biri koşup gitme desin istersin,
Ama bilirsin gittiğini bilenin olmadığını..kimsesizler gibi..
El sallayanın olmayacaktır senin..
Varınca ara demez kimse..
Dönüp dönüp sarılamazsın öyle..
Güle Güle yazan tabelaların vardır senin..
İyi yolculuklar dileyen görevliler..

Hep geri dönme ve döndüğünde bıraktıklarını bulma ümidi vardır gidenin..

Ama hiçbir giden, bir daha dönmeye cesaret edemez..

Çünkü;

Dönüp de bulamamak, bulduklarını tamamlayamamak daha çok koyar onlara..




18 Nisan 2013 Perşembe

Benimsin & Seninim

Aslında ben de istiyorum zaman zaman,
Hani böyle ellerimin  titrediğini hissetmeme mani olacak bir çift el,
Sıkı sıkı sarılıp huzuru bulabileceğim bir boyun,
Öptüğümde dünyamı durduracak,
Kokusuyla kış ortasında şehrime baharı getirecek ,
Gözleriyle gelecekten umut verecek,
Her gecenin sabahında günümü aydınlatacak,
Sesinden işittiğim keder dahi masal misali gelecek,
Gülüşünde kaybolup gidişlerimden hep kahkahalarla geriye döndürecek,
Yalnız varlığını hissettiğim için bile dudaklarımdan aşk fısıldatacak...
İstiyorum işte..
Hani böyle onsuzda olabileceğimi bilsem bile onunla olmayı seçeceğim biri olsun,
Onunlayken daha bir güzel olduğunu bildiğimden onunla kalmayı istediğim biri..
Böyle biri olsa ve desem ;
İyi ki benimsin..
İyi ki seninim..




31 Mart 2013 Pazar

Anılarda Kalmış AŞK


Yıllar sonra bir gece

Sana yazdığım mektupları okudum..

Nereden geldiyse aklıma, nasıl uzandıysa elim o kutuya..

Fonda sensizlik çalarken okudum sessiz sessiz tüm gece.

Her bir satır gülümsetti beni..

Ne komik,

Gerçekten aşıkmışım sana, gerçekten aşık gibi yapmışsın bana..

Belki de daha da komik olanı, hala o satırları yırtıp atmayışımdır..

Hüzün kokan mısralarımın şimdi anı gibi kokması da bir başka ilginçlik değil mi ?

Ne çok sevdirmişsin kendini..

Sahi hiç mi sevmemiştin beni ?

Bu kadar zor muydu benli hayat..

Oysa o zamanlar sende çok mutlu gibi yapmışsın..

Özlüyorum demişsin..sen uyurken özlüyorum..

Şimdi özlemedin mi beni ?

Ben özlüyorum bazen..

Mesela sen tıraş olurken yüzüme köpük sürüşün gelir hatırıma, gülümserim gün boyunca..

Ve birde şey demişsin bana yazdığın şiirlerinde,

‘’Gerçek tadını bilmezler AŞK şarabının..Ama ben sarhoş oldum seninle..’’

Sahi sızıp kaldın mı bir başka kalpte ?

Birde sen haklıymışsın..söylemek istedim..

‘’Gece güneşi,gündüz yıldızları göremezler..Gözlerine bakıpta kaybolamazlar..Hayallere tutunup sana koşamazlar..Ve ürkek ama sıcak bir ürperme saramaz ki her bendeni..Benim SENİ düşündüğümde TİTREDİĞİM gibi..’’

Şiirde de değin gibi, senden sonra hiçbir yürek benim için titremedi senin gibi..

Bende satır aralarında şöyle demişim,

‘’Gözlerimdeki hep sen ol sevgilim..’’

Düşünüyorum da ne çok istemiştim hep sen ol diye..

Anılar güzeldir..

Şarkıda söylediği gibi ;

‘’Yalnızlığa elbet alışır bedenim

 Yalnızlıkla belki de başa çıkabilirim

Çok zor gelse bile yaşar öğrenirim ..’’

ALIŞTIM..



25 Mart 2013 Pazartesi

Mutlu Olun Gençler

Duyuyorum ..
Aslında duymadığımı düşünsenizde, geliyor kulağıma..
Bir çoğunuz, ukala bir kalpsiz olduğumu düşünüyormuşsunuz..
Ahh afedersiniz !
Düşünmek ne kelime bundan adınız kadar da eminmişsiniz..
Vurdum duymaz, egosundan göklerde dolanan , şımarık biriymişim ben..
Kimsenin duygularını önemsemez üstelik birde onlarla alay edermişim.
Çocuk gibiymişim..
Doğrusu sizce zaten çocukmuşum..
Hatta aslında pekte güzel sayılmazmışım..
Gülüşüm fazla soğuk, gözlerim geriğinden çok kısıkmış..
Haaa birde bakımsızmışım..
Makyaj bana yakışmadığı için yapmıyormuşum..(yapamıyormuşum)
Fazla sade giyiniyor saçlarıma dahi özen göstermiyormuşum..
Birde sizi görmezden geliyormuşum, bu yüzden kendimi çok beğenmiş olduğuma eminmişsiniz...
....
Duyduklarım bana yetti gençler..
Sizlere kendim adına teşekkür ederken sizler için üzgün olduğumu belirtmek isterim..
(kalpsizim ya nasıl üzülmüşsem artık siz düşünün :p )
Eğer  benim de sizler kadar boş vaktim olsaydı ;
Emin olun bende sizlere bunların cevaplarını verirdim..
Fakat hayatım öyle güzel öyle yoğun ki,
Ben sizin sözlerinizi, molalarım esnasında gülümsemek adına dinliyorum..
Ve sizin de en az benim kadar mutlu olmanızı diliyorum..
Çünkü biliyorum ki ,
O zaman beni gözünüzde bu kadar büyütmek için dahi vaktiniz olmayacak :D






7 Mart 2013 Perşembe

Rüzgar..


Ve belki aynı hissi bir daha asla hissedemeyecekti..

Genç kadın biliyordu ama gitmeyi tercih etti..

Gitmek zor olandı ve cesur olmayı seçti..

Gitti..

Ilık bir rüzgar saçlarını savururken elvada aşk elveda diye mırıldandı..

Belki de yeri dolması yıllar alacak , belki de sabahına adı unutulacaktı..

Bilmiyordu..


Yeri dolsun istemese de gitmeyi seçmişti ve artık buna hakkı yoktu..

Aylar..yıllar geçti..

Farklı bir şehrin,
Sokak lambaları dışında hiçbir ışık olmayan caddesinden geçerken, yine o ılık rüzgarı hissetti iliklerinde..

Tıpkı yıllar önce ki gibi ılık, ürpertici ve buna rağmen huzur vericiydi..
İrkildi ve neden şimdi esti dedi..

Neden böyle birgündü..

Neden yapıyordu bunu..

Mutluydu kadın.. Yıllar sonra mutluydu ama neden mutluluğu yarım kalmıştı..

Yıllar önceki gibiydi..ılık bir rüzgar alıp götürdü o hissi..

Düşündü kadın..

Aradan geçen 3 yıla rağmen neden o gün ki hissi bir daha hiç yaşayamadığını..

Neden kalbinin bir daha hiç öyle aşka aşık ritimler tutmadığını..

Neden ellerinin hep boş kaldığını..

Neden esen rüzgar dışında saçlarına kimsenin dokunmadığını..

Düşündü..

Ve şöyle dedi :

‘’Belki de o his bana bir daha asla bana uğramayacak..

Ve belki ben hep yalnız kalacağım..

Ve belki de yıllar önce o gün unutulmuştum..

Ve belki aşk..

Aşk bir kere yaşanıyordur ve ben yıllar öncesinde o hakkımı kullanmışımdır..’’

Ve  esen ılık rüzgar savrulan saç tellerinden geçerek genç kadının naif kulağına usulca fısıldadı ; Beklemekten vazgeç..

‘’ O adresini biliyor..’’



4 Mart 2013 Pazartesi

Hani Olmaz ama Olursa Diye


Yarın sabah diyorum hani mesela yarın sabah gözlerimi açamazsam..

Kaç kişi fark eder nefesimin kesildiğini..

Kaçı gözlerimin içindeki ışığı anımsayarak ah vah eder..

Kaçı benim gidişim ardından yas tutar..

Kaçı meraklı gözlerle neden diye sorar?

Hani 3 5 gün geçse kaçı beni hatırlar..

Belki bir zaman sonra adım geçer dost sohbetlerinin satır aralarında..

Gülümsetirim yüzlerini, hatıralardaki şen kahkahalarımla..

Belki kırdıklarım da vardır aralarında..

Söyleyin affetsinler beni..Ben unuttum herşeyi..

Hani şimdi sensiz asla diyenler , bensiz daha kaç güneşi uğurlarlar..

Ölümü davet etmek diye bir şey var mıdır ?

Belki davet ediyorumdur geceleri..yada belki o hissettiriyordur geleceğini..

Hazırlan gidiyoruz demek ister gibi..Her gece aynı ürperti..

Belki yarın sabah belki de bir sonraki..

Ama çok yakınlardan bir nefes sesi gelir gibi..Hissettiriyor iliklerimde kendini..

Yarın geç olur diye söylüyorum;

Ben hepinizi çok sevdim..

Kızsam da,kırsam da hep sevdim..

Gece olup yalnız kaldığımda tek tek adınızı andım..ve şöyle dedim, ''Gönüllerince olsun..''

Babam..Annem..Abim..Kardeşim..Aşklarım..Dostlarım..Arkadaşlarım..Arkadaş sandıklarım..Komşularım..Ahbaplık yaptıklarım..Henüz tanışmaya ömrümün yetmedikleri..

Hepiniz hakkınızı helal edin..Ben affettim herşeyinizi..

İçim çok rahat..Korkmuyorum..

Çünkü biliyorum ki; alışacaksınız yokluğuma..

Başlarda zor gelecek..Hiç geçmeyecek sanacaksınız ama geçecek..Bensiz de gülecek, bensizde eğlenecek ve bensizde hüzünleneceksiniz..Herşey normale döndüğünde ise, ben yalnızca anılarınızda kalacağım..

Biliyorum..Unutacaksınız beni..Ama ben hep uzaklardan izleyeceğim sizi..

30 Ocak 2013 Çarşamba

Tanrı Seni Çağırmamıştı

Bilmesen de..
Duymasan da.
Hissetmesen de..
Özlüyorum ve hep özledim..
Senden sonra da yaşadım elbet..
Çok güldüm..hatta kahkahalar attım..
Zaman zaman gözlerimin dolduğu da oldu elbet..
Aşk kokan şarkılar da söyledim..
Hasret kokan şiirler de okudum..
İzlediğim filmlerin başrollerinde hep sen vardın.
Diyorum ya sen yokken de yaşadım..
Sabah kahvelerimden de vazgeçmedim..
Hatta uzun süre iki kişilik yemekler yaptım..
Masaya iki kişilik servisler açtım..
Ve hep iki fincan kahve yaptım..
Sonra mı ?
Alıştım..
Hiçbir şey geçmedi..
Unutmadım..
Ama alıştım..
Sabahları tek kişilik kahve yapmaya,
Gözümü açar açmaz günaydın dememeye,
Evden çıkarken hoşa-kal dememeye,
Gün içerisinde telefonuma, içinde ''aklımdasın..'' yazan mesaj gelmemesine,
Akşam eve dönerken acele etmemeye,
Yalnız yemek yemeye,
Gün içerisinde yaşadıklarım hakkında konuşmamaya,
İyi geceler demeden uyumaya..
Alıştım..
Alışamadığım tek şey,
Kokun..
Gülüşün..
Dudakların..
Saçların..
Ellerin..
Bana ait olan her şeyin hep bana ait olmalıydı..
Öyle söz vermiştik..
Bir gün gitmek zorunda kalsak bile hep birbirimizin olacaktık..
Çünkü ; yalnızca tanrı çağırdığında gidecektik..
Ancak o zaman yalnız yaşantıya alışacaktık..Söz vermiştik..
Ama sen gittin..
Üstelik tanrı seni unutmuşken gittin..
O sana gel demeden gittin..
İşte bu yüzden alışamadım ben..
Peki  merak ediyorum,
Kalbin, kalbin hala benim mi ?


29 Ocak 2013 Salı

Sen Gelsen..





Bu defa diyorum, hani bu defa da sen çıkıp gelsen..
Böyle bu sabah olduğu gibi yine yalnız uyansam da olur,
Ama uyandığımda aklımdaki sen olsan mesela..
Ben düşünmesem de sen hep benimleymişsin gibi olsa..
Sanki nasıl olduğunu merak etmeme gerek yokmuş gibi hissetsem..
Diyorum ya bu defa sen çıksan gelsen.
Desen ki ;
Özlemiştir, meraklanmıştır bensiz geçen gecede..
Çıksan gelsen bir sabah..
Hatta belki kahve yaparsın bana..
Olamaz mı yani..Bir fincan kahve içsek birlikte..
Sen hiç konuşmasan, ben sana rüyamı anlatsam..
Senin bir hayal olduğunu anlamasam..Senmişsin gibi hayran hayran baksam..
Hem sen gelsen ben sana kahvaltı hazırlardım.
O en sevdiğin omletten yapardım..
Senin sevdiğin peynirden de vardı evde..
Sonra sen işe giderdin..
Akşam gelmek istemezsen zorlamazdım seni ama bir sabah olsun gelsen ne güzel olurdu dimi ?
yada belki gelmeden önce bir sabah mesaj atsan..
Ertesi gün ararsın belki..
Sonra ki sabah ekmek alırken karşılaşırız.
Daha sonra önce bir kahve içerdik köşedeki caffe de..
Diğer hafta elinde sıcak poğaçalarla gelirdin işte..
Sen nasıl istersen öyle yapardık..
Diyorum ya bu defa sen gelsen..
Nasıl istersen öyle gelsen..
Ama bir sabah senin gözlerine gülümsesem..
Olamaz mı yani ?
Gelsen..




21 Ocak 2013 Pazartesi

İyi ki..




Sahi bunu neden yapıyorum kendime ?
Her yıl bıkmadan, usanmadan yılın aynı ayında, farklı 2 gecenin ilk dakikalarında düşüyorsun aklıma..
Ve ben neden olduğunu bilmiyorum..
Uzun uzun düşünüyorum..
Yıllar önce tanıdığım biri neden aklıma düştü yine diyorum..
Üstelik bana acıdan başka hiç bir şey vermemiş biriydi..anımsıyorum..
Peki o halde neden ?
Neden her yıl kendime bu eziyeti yapıyorum..
Sanırım yaklaşık 5 yıl kadar önce bugün sana, 19 yıl önce benim için doğmuşsun sevgilim demiştim..
Doğum günlerimizi, birbirimize geldiğimiz günle değiştirmiştim..
Hatta sana, 
Sen benden önce doğdun çünkü; bana hayatı öğretebilmek için, 
Sen benden önce düştün çünkü ; ben düşmeden tutabilmek için,
Sen benden önce ağladın çünkü ; ben ağlamadan gözyaşlarımı silebilmek için...
...
Demiştim..Ve sen bana,
''Seninle doğdum ve herşeyi sende öğrendim'' demiştin..
Bugün 24 yaşına gelmişsin..
O gün bana bir ömür diye söz veren adam sen değil miydin ?
Peki eğer o sensen, bugün yanındaki neden ben değilim ?
Ve o gün bana sensizliğe doğan bir güne yeniden doğamam da demiştin..
Neden hiç biri olmadı..
Neden bir ömür sürmedi, neden bensizlikte ölüme açmadın gözlerini..
Şimdi kulağına, iyi ki doğdun şarkıları mırıldayan, boynuna sarılıp hep benimle kal diyen, seni seviyorummm diye haykıran..Ben değilim...
Şimdi bunları söylüyorum diye pişman olduğumu sanma..
Memnunum yaşantımdan..
Artık sana dair, iyi ki diye başladığım cümleler;
''İyi ki doğdun, 
İyi ki varsın, 
İyi ki benimsin, 
İyi ki seninim.. '' diye devam etmiyor..
Artık cümlelerim,
İyi ki bitmiş..
İyi ki çok geç olmadan gitmiş..
İyi ki gençliğimin baharındayken gelmiş ve gitmiş..
İyi ki böyle basit biriymiş..''diye davam ediyor..
Ve şimdi bugecenin anlam ve önemini vurgulayan -iyi ki cümlemi söylüyorum,
''iyi ki doğmuşsun ve iyi ki bana hayatta kötülerinde olduğunu öğretecek kadar önce doğmuşsun..''
Doğum günün kutlu olsun..

15 Ocak 2013 Salı

Memleketim Sensin



Bir sabah uyanmıştım, ve sen vardın yanımda..
Hayal sandım..
Banyoya gittim..
Musluktan akan soğuk suyla yüzüme yıkadım..
Ayılmalıydım..
Çünkü; gördüğüm bir rüya ve sen rüyadaki seraptın..
Odaya gitmek yerine, mutfağa gittim..
Her sabah olduğu gibi kahve koydum..
Fincanla ellerimi ısıtırken pencereye yöneldim..
Herşey normaldi..
Karşı abartmandaki Fikret bey işe gidiyor, eşi Nevin hanım sabahlıklarıyla onu uğurluyordu..
Farkında olmadan gülümsedim..
Bir an rüyamı gerçek sanacaktım diye mırıldandım..
Güya birini çok sevmişim, kendimden çok değer vermişim bunlar yetmemiş birde evlenmişim ve onunla mutlu bir sabaha uyanmışım derken..
Öyle olsa bu kahveyi yine yalnız içer miydin şapşal ? diye kendime kızmaya başladım..
Ve
Kahvemi yudumlarken hayal etmeye başladım..
Bir gün biriyle tanışşam ve daha o an onun beklenen adam olduğunu anlasam..
Yerim, yurdum, ailem, evim, adım, gülüşüm, gözlerim, sözlerim hep o olasa..yalnız o olsam keşke derken,
Memleketim o olsa işte! diye içimden geçirirken sesimi yükselttiğimi dahi fark etmemiştim..
Ve sen,
Sanki rüyanın içindeymişim gibi sesime geldin..
''Sana memleketim olur, ben her nerede nefes alırsam benim nefesim olur musun ? 
dediğimde de aynı böyle demiştin, 
''Memleketim sen ol sevgilim..'' ''
diyerek asıl o ana kadar rüyalar diyarında olduğumu gösterdin..
Evet sen ben, ben sen olmuştum..
Evet sen gerçektin ve ummadığım bir anda gelen o beklenen adam da sendin.
Evet sen artık hep benimdin, ben hep senindim..
Ve sevgilim memleketim sendin..
Bu bir rüya değildi ama rüya kadar da güzeldi..
Ve benim yataktan şaşkın şapşal bir ifadeyle sana baktığım o anlarda, 
Eğilip kulağıma fısıldadığın son cümle,
Rüyamdaki seraptı belki de..
''Memleketime, senin güneşin doğsun istiyorum nefesim..''



13 Ocak 2013 Pazar

Özledim Deme




Bana özledim yazma..
Senden içinde özledim yazan bir mesaj beklemiyorum..
Özlediysen ara..
İstersen nefes alışını dahi duyurma ama ara..
Ben anlarım sesimi özlediğini..
Ben anlarım iliklerine kadar sesimi çekmek istediğini..
Ama bana özledim deme..
Uzun uzun afilli cümleler kurup sonlarını seni özledim diye bitirme..
Derin bir nefes çek ve gülümse..
Ben anlarım özlediğimi..
Bana üzerine seni özledim yazan bir not iliştirdiğin çiçekler gönderme..
Gel..Sıkı sıkı sar beni..Hiç bir söz söyleme..
Ben anlarım nasıl özlendiğimi..
Öyle karşımda durup kokunu dahi özlüyorum deme bana..
Öperken kokumu öyle bir çek ki içine, içine akıp o anda sen olayım..
Ama sevgilim bana seni özledim deme..
Neden mi ?
Ben seni özlüyorum..
Ve ben,
Sana seni özledim yazacak olduğumda kendime kızıyorum tek bir kelime yetmiyor diye..
Arayıp söylesem mi diyorum..Ya sesim titrer de daha az özledim sanırsan diye çekiniyorum..
Bir hediye alıp içene özledim yazayım diyorum..o da yetmiyor işte..
Çünkü ben sevgilim;
Seni öyle özlüyorum ki,
Nefesimi kesen kokun iliklerime dolduğunda, içimde tutabilmek için nefes almamayı dahi göze alabiliyorum..
Öyle özlüyorum ki , 
Daha sesini duymadan sesin kulaklarımda yankılanmaya başlıyor..Gülümsüyorum..
Ve hiç bir şey, sana sarılıp kokunla bütünleşmeden özlemimi çekilebilir kılmıyor..
Ve sevgilim,
Sana olan özlemim senin yanındayken dahi son bulmuyor..




12 Ocak 2013 Cumartesi

Hani Ben Prensestim Baba ?

Günaydın prenses..
Sana ''hoş geldin'' demiyorum ..
Çünkü ; gözlerini yeni açana günaydın denir ve sen güneşle aynı anda açtın gözlerini..
Günaydın..
Günüm senin sayende aydın..
İyi ki doğdun prenses..
Verdiğin doğum günü hediyesi kadar güzelini kimse vermemişti bana..
''Baba''..ne güzel bir armağandı dudaklarından dökülen o ilk kelime..
+Beni ne kadar çok seviyorsun prenses ? 
-Dünyalar kadar babacığım.
+Dünyalar ne kadar prenses ?
-İşte bu kadar babacıımmm (kollar sonuna kadar açılır..)
+Dünyalar sensin prensesim sensin..Benim dünyam sensin..
Sen artık büyüdün prenses kocaman oldun..
Büyüdüm mü baba ? ama ben hep seninleyim..
Herşey senin bildiğin gibi değil daha yaşın kaç kızım?
Hani büyümüştüm baba ?
Artık sen fazla oldun..Tepemize çıktın küçük hanım..
Baba hani ben prensestim..









...

Sinem hanım, okul bitiyor dimi ? (üni. 3.sınıf)
Bilmem..
Bitsin artık kaç yaşına geldin..
Peki   X bey..
Bana artık baba demiyor musun ?
Ben artık Sinem hanım oldum ; büyüdüm, şımardım, okudum.. 
Ve ben X bey, artık çocukluk masallarını unuttum..
Büyüdüm ve güneşim battı..
Ve siz   X bey..
Yeni gelene ''hoş geldin'' demelisiniz, 
Çünkü ; bir gün onu uğurlarken ''hoşça kal'' demeyi bilmelisiniz.
Hoşça kalınız..

10 Ocak 2013 Perşembe

Kahve

Özlemek..Sevmek..Beklemek..
Neydi kim bilir..
Ne zor sessizlikte nefes alış verişinden ürperirken,adını sayıklayacak kimsenin olmaması..
Ne zor evin odalarında sadece kendi sesinin yankılarını duymak..
Ne zor geceleri kabuslara kapılıp gittiğinde, ''yanındayım'' diyecek birinin olmayışı..
Zor işte..
Mesela, masaya tek servis açmak hep en derin yaradır aslında..yada sabah uyandığında kahveni paylaşacak belki de içini gülüşüyle kahveden daha çok ısıtabilecek bir sevilmeyi hakedenin olmaması..
Zordur yalnızların işi..
Eve giderler; teker teker ışıkları yakarlar, anahtarı masaya sessizce koyar ve ilk iş kahve makinasının başına gider kahve hazır olana kadar üzerlerini çıkartır ve kahve kupasına dokunana kadar hep bir ürpertiyle nefes alıp verirler..
Sonra mı ? 
Önce ellerini ısıtırlar..ve bir yumdum aldıklarında gülümserler..
Çünkü artık yalnız değildirler..Kahve ve huzur eşlik edecektir gecenin kalanında..
Ve yatağa uzanırlar..
Çift kişilik yalnızlıkları bekler o karanlık odada..
Bilirler..
Saatlerce koltukta kıvrılırlar ama huzursuzluk kaplar,zorda olsa yalnızlıklarının uzandığı yataklarına geçerler..
Tavan hazırda bekler, günün özetini dinlemek için..yada pişmanlıklar, keşkeler..
Nasıl uykuya daldıklarını hiç bir gecenin sabahında anımsayamaz yalnızlar..
Ve güneş doğar..
Günaydın...
Kahve fincanına dokunana kadar o gün başlamamıştır..
Ne zaman ki kahvenin sıcaklığını hissederler, 
İşte bir yalnız o zaman yeni güne MERHABA der..




9 Ocak 2013 Çarşamba

Unutmayacağım..


Unutmadım seni...
Çünkü ; hiç istemedim seni hafızamdan silmeyi...
Unutmak için hiç bir yol aramadım...
Belki bilmezsin sen,
Belki hiç duymadın ama...
Ben adını anmadan, hiç bir gece yummadım gözlerimi...
Hiç denemedim unutmayı...
Tek bir sözün dahi çıkmadı hatırımdan...
Yüz hatların, hala son görüşümdeki kadar net gözlerimin derinliklerinde...
Belki sen unuttun ama...
Ben hiç unutmadım seni...
Yanmamak için dokunmadım hiç bir tene...
Denemedim bir başka bedende seni bulmayı...
Ben hiç istemedim sana benzeyen birini...
Sana belki hiç söyleyemedim ama
Ben her sabah aynada, senin yüzünü gördüm...
Ve hep huzurla gülümsedi yüzüm...
Sus...
Bildiğini kendine dahi söyleme...
Ben unutmadım seni...
Sende şunu untma ki;
Unutmayacağım seni...
Çünkü ;
Unutursam seni ,
Yeniden biri gelir ve hazırlıksız yakalar beni..kırabilir kalbimi...
Oysa sen hatırımda olduğun sürece kalbim senin gibilere karşı hep uyarıyor beni...
Senin de dediğin gibi :
''YAŞAYARAK ÖĞRENİYORUM HER ŞEYİ VE BİR KEMİK AYNI YERİNDEN KIRILMIYOR SEVGİLİ...''
Tıpkı senin giderken söylediğin gibi...
Sende aynı aşk'la sevemezsin hiç kimseyi...

6 Ocak 2013 Pazar

Biz



Zamanın hatıra defterinde, belkide yıpranmış yapraklardan bir kaçında ''biz'' vardık..
Kaç yıl olmuş belli değil..
Takvimlerin aşkta hiç bir hükmü yok..
Neden dersen; ayrılığın sabahında zaman dururken, acı son bulunca tek bir geceye uzun yıllar sığdırabiliyor insan..
O yüzden kaç yıl oldu bilemiyorum..
Hatırımda kalan , ''bizi hiç unutmayacağım'' dediğim..
Bugün bitse de, her yıl tek bir gece hatırıma düşeceksin derken ki hıçkırışlarım..
İtiraf etmek gerekirse o gün ihtimal vermezdim izlerimizi bu kadar derinlerden kazıyıp atabileceğime..
Hep derdim, bir yerim hep acır diye..ama acımıyor..
Sesini anımsayamıyorum..
Gözlerine dair hiç bir his kalmamış ve iyi ki bitmiş dedirten şeyler dahi bugün gülümsetiyor  beni..
Ne garip bir his içimdeki,
Yıllarımı paylaştığım, kendimden çok düşündüğüm o adamı hatırlayamıyorum..
Emin olarak söyleyebileceklerim yalnızca kimlik bilgilerin..
Hangi yemeği seversin? 
Kitap okur musun? 
Spora gider misin ? 
Ne tür filmler izlersin ?  
vb. hiç bir detay yok hafızamda..
Ve komik olan, seni kendimden daha iyi tanırdım ve şimdi hayatımda bir yabancıdan daha fazlasısın..
Gülümseyebilmek ve sonra dönüp teşekkürler diye mırıldanmak..
Evet bu gece benim payıma düşen bu oldu..
Teşekkürler..
Büyümeme, aşkı öğrenmeme, ilişkinin altın kurallarını yazmama yardımcı olduğun için..
Yaşattığın hayal kırıklıklarıyla başa çıkmayı öğrenirken daha neler neler kattın yaşantıma..
Ve tüm bunlar için en yürekten gelen duygularımla teşekkürler teşekkürler..
Benim ben olamama yardım ettiğin için teşekkürler..
Unutmadım bizi..
Teşekkürler..







5 Ocak 2013 Cumartesi

Bakıyorum...





Yalnızlığımın ördüğü duvarlarımın çatlaklarından sızan ışık,
Korkutuyor beni...
Sanki ,
Birileri oradan sızıp gelen ışığı içerisinden çıkıp,
Anılarımı benden alacaklarmış gibi...
Yağmur ürkütür oldu ruhumu...
Sanki ,
Toprağın çiğ kokusuyla birlikte, senin kokunu da benden alıp,
Uzaklara taşıyacakmış gibi...
Yıldızlara dalıp dalıp gider oldum,
Odamın gökyüzünün karanlığına açılan camından...
Sanki ,
Bir yıldız kayıp giderken,
Seni bana getirecekmiş gibi..
Bakıyorum,
zlerimi dahi kırpmadan...