Bilmesen de..
Duymasan da.
Hissetmesen de..
Özlüyorum ve hep özledim..
Senden sonra da yaşadım elbet..
Çok güldüm..hatta kahkahalar attım..
Zaman zaman gözlerimin dolduğu da oldu elbet..
Aşk kokan şarkılar da söyledim..
Hasret kokan şiirler de okudum..
İzlediğim filmlerin başrollerinde hep sen vardın.
Diyorum ya sen yokken de yaşadım..
Sabah kahvelerimden de vazgeçmedim..
Hatta uzun süre iki kişilik yemekler yaptım..
Masaya iki kişilik servisler açtım..
Ve hep iki fincan kahve yaptım..
Sonra mı ?
Alıştım..
Hiçbir şey geçmedi..
Unutmadım..
Ama alıştım..
Sabahları tek kişilik kahve yapmaya,
Gözümü açar açmaz günaydın dememeye,
Evden çıkarken hoşa-kal dememeye,
Gün içerisinde telefonuma, içinde ''aklımdasın..'' yazan mesaj gelmemesine,
Akşam eve dönerken acele etmemeye,
Yalnız yemek yemeye,
Gün içerisinde yaşadıklarım hakkında konuşmamaya,
İyi geceler demeden uyumaya..
Alıştım..
Alışamadığım tek şey,
Kokun..
Gülüşün..
Dudakların..
Saçların..
Ellerin..
Bana ait olan her şeyin hep bana ait olmalıydı..
Öyle söz vermiştik..
Bir gün gitmek zorunda kalsak bile hep birbirimizin olacaktık..
Çünkü ; yalnızca tanrı çağırdığında gidecektik..
Ancak o zaman yalnız yaşantıya alışacaktık..Söz vermiştik..
Ama sen gittin..
Üstelik tanrı seni unutmuşken gittin..
O sana gel demeden gittin..
İşte bu yüzden alışamadım ben..
Peki merak ediyorum,
Kalbin, kalbin hala benim mi ?
30 Ocak 2013 Çarşamba
29 Ocak 2013 Salı
Sen Gelsen..
Bu defa diyorum, hani bu defa da sen çıkıp gelsen..
Böyle bu sabah olduğu gibi yine yalnız uyansam da olur,
Ama uyandığımda aklımdaki sen olsan mesela..
Ben düşünmesem de sen hep benimleymişsin gibi olsa..
Sanki nasıl olduğunu merak etmeme gerek yokmuş gibi hissetsem..
Diyorum ya bu defa sen çıksan gelsen.
Desen ki ;
Özlemiştir, meraklanmıştır bensiz geçen gecede..
Çıksan gelsen bir sabah..
Hatta belki kahve yaparsın bana..
Olamaz mı yani..Bir fincan kahve içsek birlikte..
Sen hiç konuşmasan, ben sana rüyamı anlatsam..
Senin bir hayal olduğunu anlamasam..Senmişsin gibi hayran hayran baksam..
Hem sen gelsen ben sana kahvaltı hazırlardım.
O en sevdiğin omletten yapardım..
Senin sevdiğin peynirden de vardı evde..
Sonra sen işe giderdin..
Akşam gelmek istemezsen zorlamazdım seni ama bir sabah olsun gelsen ne güzel olurdu dimi ?
yada belki gelmeden önce bir sabah mesaj atsan..
Ertesi gün ararsın belki..
Sonra ki sabah ekmek alırken karşılaşırız.
Daha sonra önce bir kahve içerdik köşedeki caffe de..
Diğer hafta elinde sıcak poğaçalarla gelirdin işte..
Sen nasıl istersen öyle yapardık..
Diyorum ya bu defa sen gelsen..
Nasıl istersen öyle gelsen..
Ama bir sabah senin gözlerine gülümsesem..
Olamaz mı yani ?
Gelsen..
21 Ocak 2013 Pazartesi
İyi ki..
Sahi bunu neden yapıyorum kendime ?
Her yıl bıkmadan, usanmadan yılın aynı ayında, farklı 2 gecenin ilk dakikalarında düşüyorsun aklıma..
Ve ben neden olduğunu bilmiyorum..
Uzun uzun düşünüyorum..
Yıllar önce tanıdığım biri neden aklıma düştü yine diyorum..
Üstelik bana acıdan başka hiç bir şey vermemiş biriydi..anımsıyorum..
Peki o halde neden ?
Neden her yıl kendime bu eziyeti yapıyorum..
Sanırım yaklaşık 5 yıl kadar önce bugün sana, 19 yıl önce benim için doğmuşsun sevgilim demiştim..
Doğum günlerimizi, birbirimize geldiğimiz günle değiştirmiştim..
Hatta sana,
Sen benden önce doğdun çünkü; bana hayatı öğretebilmek için,
Sen benden önce düştün çünkü ; ben düşmeden tutabilmek için,
Sen benden önce ağladın çünkü ; ben ağlamadan gözyaşlarımı silebilmek için...
...
Demiştim..Ve sen bana,
''Seninle doğdum ve herşeyi sende öğrendim'' demiştin..
Bugün 24 yaşına gelmişsin..
O gün bana bir ömür diye söz veren adam sen değil miydin ?
Peki eğer o sensen, bugün yanındaki neden ben değilim ?
Ve o gün bana sensizliğe doğan bir güne yeniden doğamam da demiştin..
Neden hiç biri olmadı..
Neden bir ömür sürmedi, neden bensizlikte ölüme açmadın gözlerini..
Şimdi kulağına, iyi ki doğdun şarkıları mırıldayan, boynuna sarılıp hep benimle kal diyen, seni seviyorummm diye haykıran..Ben değilim...
Şimdi bunları söylüyorum diye pişman olduğumu sanma..
Memnunum yaşantımdan..
Artık sana dair, iyi ki diye başladığım cümleler;
''İyi ki doğdun,
İyi ki varsın,
İyi ki benimsin,
İyi ki seninim.. '' diye devam etmiyor..
Artık cümlelerim,
İyi ki bitmiş..
İyi ki çok geç olmadan gitmiş..
İyi ki gençliğimin baharındayken gelmiş ve gitmiş..
İyi ki böyle basit biriymiş..''diye davam ediyor..
Ve şimdi bugecenin anlam ve önemini vurgulayan -iyi ki cümlemi söylüyorum,
''iyi ki doğmuşsun ve iyi ki bana hayatta kötülerinde olduğunu öğretecek kadar önce doğmuşsun..''
Doğum günün kutlu olsun..
15 Ocak 2013 Salı
Memleketim Sensin
Bir sabah uyanmıştım, ve sen vardın yanımda..
Hayal sandım..
Banyoya gittim..
Musluktan akan soğuk suyla yüzüme yıkadım..
Ayılmalıydım..
Çünkü; gördüğüm bir rüya ve sen rüyadaki seraptın..
Odaya gitmek yerine, mutfağa gittim..
Her sabah olduğu gibi kahve koydum..
Fincanla ellerimi ısıtırken pencereye yöneldim..
Herşey normaldi..
Karşı abartmandaki Fikret bey işe gidiyor, eşi Nevin hanım sabahlıklarıyla onu uğurluyordu..
Farkında olmadan gülümsedim..
Bir an rüyamı gerçek sanacaktım diye mırıldandım..
Güya birini çok sevmişim, kendimden çok değer vermişim bunlar yetmemiş birde evlenmişim ve onunla mutlu bir sabaha uyanmışım derken..
Öyle olsa bu kahveyi yine yalnız içer miydin şapşal ? diye kendime kızmaya başladım..
Ve
Kahvemi yudumlarken hayal etmeye başladım..
Bir gün biriyle tanışşam ve daha o an onun beklenen adam olduğunu anlasam..
Yerim, yurdum, ailem, evim, adım, gülüşüm, gözlerim, sözlerim hep o olasa..yalnız o olsam keşke derken,
Memleketim o olsa işte! diye içimden geçirirken sesimi yükselttiğimi dahi fark etmemiştim..
Ve sen,
Sanki rüyanın içindeymişim gibi sesime geldin..
''Sana memleketim olur, ben her nerede nefes alırsam benim nefesim olur musun ?
dediğimde de aynı böyle demiştin,
''Memleketim sen ol sevgilim..'' ''
diyerek asıl o ana kadar rüyalar diyarında olduğumu gösterdin..
Evet sen ben, ben sen olmuştum..
Evet sen gerçektin ve ummadığım bir anda gelen o beklenen adam da sendin.
Evet sen artık hep benimdin, ben hep senindim..
Ve sevgilim memleketim sendin..
Bu bir rüya değildi ama rüya kadar da güzeldi..
Ve benim yataktan şaşkın şapşal bir ifadeyle sana baktığım o anlarda,
Eğilip kulağıma fısıldadığın son cümle,
Rüyamdaki seraptı belki de..
''Memleketime, senin güneşin doğsun istiyorum nefesim..''
13 Ocak 2013 Pazar
Özledim Deme
Bana özledim yazma..
Senden içinde özledim yazan bir mesaj beklemiyorum..
Özlediysen ara..
İstersen nefes alışını dahi duyurma ama ara..
Ben anlarım sesimi özlediğini..
Ben anlarım iliklerine kadar sesimi çekmek istediğini..
Ama bana özledim deme..
Uzun uzun afilli cümleler kurup sonlarını seni özledim diye bitirme..
Derin bir nefes çek ve gülümse..
Ben anlarım özlediğimi..
Bana üzerine seni özledim yazan bir not iliştirdiğin çiçekler gönderme..
Gel..Sıkı sıkı sar beni..Hiç bir söz söyleme..
Ben anlarım nasıl özlendiğimi..
Öyle karşımda durup kokunu dahi özlüyorum deme bana..
Öperken kokumu öyle bir çek ki içine, içine akıp o anda sen olayım..
Ama sevgilim bana seni özledim deme..
Neden mi ?
Ben seni özlüyorum..
Ve ben,
Sana seni özledim yazacak olduğumda kendime kızıyorum tek bir kelime yetmiyor diye..
Arayıp söylesem mi diyorum..Ya sesim titrer de daha az özledim sanırsan diye çekiniyorum..
Bir hediye alıp içene özledim yazayım diyorum..o da yetmiyor işte..
Çünkü ben sevgilim;
Seni öyle özlüyorum ki,
Nefesimi kesen kokun iliklerime dolduğunda, içimde tutabilmek için nefes almamayı dahi göze alabiliyorum..
Öyle özlüyorum ki ,
Daha sesini duymadan sesin kulaklarımda yankılanmaya başlıyor..Gülümsüyorum..
Ve hiç bir şey, sana sarılıp kokunla bütünleşmeden özlemimi çekilebilir kılmıyor..
Ve sevgilim,
Sana olan özlemim senin yanındayken dahi son bulmuyor..
12 Ocak 2013 Cumartesi
Hani Ben Prensestim Baba ?
Günaydın prenses..
Sana ''hoş geldin'' demiyorum ..
Çünkü ; gözlerini yeni açana günaydın denir ve sen güneşle aynı anda açtın gözlerini..
Günaydın..
Günüm senin sayende aydın..
İyi ki doğdun prenses..
Verdiğin doğum günü hediyesi kadar güzelini kimse vermemişti bana..
''Baba''..ne güzel bir armağandı dudaklarından dökülen o ilk kelime..
+Beni ne kadar çok seviyorsun prenses ?
-Dünyalar kadar babacığım.
+Dünyalar ne kadar prenses ?
-İşte bu kadar babacıımmm (kollar sonuna kadar açılır..)
+Dünyalar sensin prensesim sensin..Benim dünyam sensin..
Sen artık büyüdün prenses kocaman oldun..
Büyüdüm mü baba ? ama ben hep seninleyim..
Herşey senin bildiğin gibi değil daha yaşın kaç kızım?
Hani büyümüştüm baba ?
Artık sen fazla oldun..Tepemize çıktın küçük hanım..
Baba hani ben prensestim..
...
Sinem hanım, okul bitiyor dimi ? (üni. 3.sınıf)
Bilmem..
Bitsin artık kaç yaşına geldin..
Peki X bey..
Bana artık baba demiyor musun ?
Ben artık Sinem hanım oldum ; büyüdüm, şımardım, okudum..
Ve ben X bey, artık çocukluk masallarını unuttum..
Büyüdüm ve güneşim battı..
Ve siz X bey..
Yeni gelene ''hoş geldin'' demelisiniz,
Çünkü ; bir gün onu uğurlarken ''hoşça kal'' demeyi bilmelisiniz.
Hoşça kalınız..
Sana ''hoş geldin'' demiyorum ..
Çünkü ; gözlerini yeni açana günaydın denir ve sen güneşle aynı anda açtın gözlerini..
Günaydın..
Günüm senin sayende aydın..
İyi ki doğdun prenses..
Verdiğin doğum günü hediyesi kadar güzelini kimse vermemişti bana..
''Baba''..ne güzel bir armağandı dudaklarından dökülen o ilk kelime..
+Beni ne kadar çok seviyorsun prenses ?
-Dünyalar kadar babacığım.
+Dünyalar ne kadar prenses ?
-İşte bu kadar babacıımmm (kollar sonuna kadar açılır..)
+Dünyalar sensin prensesim sensin..Benim dünyam sensin..
Sen artık büyüdün prenses kocaman oldun..
Büyüdüm mü baba ? ama ben hep seninleyim..
Herşey senin bildiğin gibi değil daha yaşın kaç kızım?
Hani büyümüştüm baba ?
Artık sen fazla oldun..Tepemize çıktın küçük hanım..
Baba hani ben prensestim..
...
Sinem hanım, okul bitiyor dimi ? (üni. 3.sınıf)
Bilmem..
Bitsin artık kaç yaşına geldin..
Peki X bey..
Bana artık baba demiyor musun ?
Ben artık Sinem hanım oldum ; büyüdüm, şımardım, okudum..
Ve ben X bey, artık çocukluk masallarını unuttum..
Büyüdüm ve güneşim battı..
Ve siz X bey..
Yeni gelene ''hoş geldin'' demelisiniz,
Çünkü ; bir gün onu uğurlarken ''hoşça kal'' demeyi bilmelisiniz.
Hoşça kalınız..
10 Ocak 2013 Perşembe
Kahve
Özlemek..Sevmek..Beklemek..
Neydi kim bilir..
Ne zor sessizlikte nefes alış verişinden ürperirken,adını sayıklayacak kimsenin olmaması..
Ne zor evin odalarında sadece kendi sesinin yankılarını duymak..
Ne zor geceleri kabuslara kapılıp gittiğinde, ''yanındayım'' diyecek birinin olmayışı..
Zor işte..
Mesela, masaya tek servis açmak hep en derin yaradır aslında..yada sabah uyandığında kahveni paylaşacak belki de içini gülüşüyle kahveden daha çok ısıtabilecek bir sevilmeyi hakedenin olmaması..
Zordur yalnızların işi..
Eve giderler; teker teker ışıkları yakarlar, anahtarı masaya sessizce koyar ve ilk iş kahve makinasının başına gider kahve hazır olana kadar üzerlerini çıkartır ve kahve kupasına dokunana kadar hep bir ürpertiyle nefes alıp verirler..
Sonra mı ?
Önce ellerini ısıtırlar..ve bir yumdum aldıklarında gülümserler..
Çünkü artık yalnız değildirler..Kahve ve huzur eşlik edecektir gecenin kalanında..
Ve yatağa uzanırlar..
Çift kişilik yalnızlıkları bekler o karanlık odada..
Bilirler..
Saatlerce koltukta kıvrılırlar ama huzursuzluk kaplar,zorda olsa yalnızlıklarının uzandığı yataklarına geçerler..
Tavan hazırda bekler, günün özetini dinlemek için..yada pişmanlıklar, keşkeler..
Nasıl uykuya daldıklarını hiç bir gecenin sabahında anımsayamaz yalnızlar..
Ve güneş doğar..
Günaydın...
Kahve fincanına dokunana kadar o gün başlamamıştır..
Ne zaman ki kahvenin sıcaklığını hissederler,
İşte bir yalnız o zaman yeni güne MERHABA der..
Neydi kim bilir..
Ne zor sessizlikte nefes alış verişinden ürperirken,adını sayıklayacak kimsenin olmaması..
Ne zor evin odalarında sadece kendi sesinin yankılarını duymak..
Ne zor geceleri kabuslara kapılıp gittiğinde, ''yanındayım'' diyecek birinin olmayışı..
Zor işte..
Mesela, masaya tek servis açmak hep en derin yaradır aslında..yada sabah uyandığında kahveni paylaşacak belki de içini gülüşüyle kahveden daha çok ısıtabilecek bir sevilmeyi hakedenin olmaması..
Zordur yalnızların işi..
Eve giderler; teker teker ışıkları yakarlar, anahtarı masaya sessizce koyar ve ilk iş kahve makinasının başına gider kahve hazır olana kadar üzerlerini çıkartır ve kahve kupasına dokunana kadar hep bir ürpertiyle nefes alıp verirler..
Sonra mı ?
Önce ellerini ısıtırlar..ve bir yumdum aldıklarında gülümserler..
Çünkü artık yalnız değildirler..Kahve ve huzur eşlik edecektir gecenin kalanında..
Ve yatağa uzanırlar..
Çift kişilik yalnızlıkları bekler o karanlık odada..
Bilirler..
Saatlerce koltukta kıvrılırlar ama huzursuzluk kaplar,zorda olsa yalnızlıklarının uzandığı yataklarına geçerler..
Tavan hazırda bekler, günün özetini dinlemek için..yada pişmanlıklar, keşkeler..
Nasıl uykuya daldıklarını hiç bir gecenin sabahında anımsayamaz yalnızlar..
Ve güneş doğar..
Günaydın...
Kahve fincanına dokunana kadar o gün başlamamıştır..
Ne zaman ki kahvenin sıcaklığını hissederler,
İşte bir yalnız o zaman yeni güne MERHABA der..
9 Ocak 2013 Çarşamba
Unutmayacağım..
Unutmadım seni...
Çünkü ; hiç istemedim seni hafızamdan
silmeyi...
Unutmak için hiç bir yol aramadım...
Belki bilmezsin sen,
Belki hiç duymadın ama...
Ben adını anmadan, hiç bir gece yummadım
gözlerimi...
Hiç denemedim unutmayı...
Tek bir sözün dahi çıkmadı hatırımdan...
Yüz hatların, hala son görüşümdeki kadar
net gözlerimin derinliklerinde...
Belki sen unuttun ama...
Ben hiç unutmadım seni...
Yanmamak için dokunmadım hiç bir tene...
Denemedim bir başka bedende seni
bulmayı...
Ben hiç istemedim sana benzeyen birini...
Sana belki hiç söyleyemedim ama
Ben her sabah aynada, senin yüzünü
gördüm...
Ve hep huzurla gülümsedi yüzüm...
Sus...
Bildiğini kendine dahi söyleme...
Ben unutmadım seni...
Sende şunu untma ki;
Unutmayacağım seni...
Çünkü ;
Unutursam seni ,
Yeniden biri gelir ve hazırlıksız yakalar
beni..kırabilir kalbimi...
Oysa sen hatırımda olduğun sürece kalbim
senin gibilere karşı hep uyarıyor beni...
Senin de dediğin gibi :
''YAŞAYARAK ÖĞRENİYORUM HER ŞEYİ VE BİR
KEMİK AYNI YERİNDEN KIRILMIYOR SEVGİLİ...''
Tıpkı senin giderken söylediğin gibi...
Sende aynı aşk'la sevemezsin hiç kimseyi...
6 Ocak 2013 Pazar
Biz
Zamanın hatıra defterinde, belkide yıpranmış yapraklardan bir kaçında ''biz'' vardık..
Kaç yıl olmuş belli değil..
Takvimlerin aşkta hiç bir hükmü yok..
Neden dersen; ayrılığın sabahında zaman dururken, acı son bulunca tek bir geceye uzun yıllar sığdırabiliyor insan..
O yüzden kaç yıl oldu bilemiyorum..
Hatırımda kalan , ''bizi hiç unutmayacağım'' dediğim..
Bugün bitse de, her yıl tek bir gece hatırıma düşeceksin derken ki hıçkırışlarım..
İtiraf etmek gerekirse o gün ihtimal vermezdim izlerimizi bu kadar derinlerden kazıyıp atabileceğime..
Hep derdim, bir yerim hep acır diye..ama acımıyor..
Sesini anımsayamıyorum..
Gözlerine dair hiç bir his kalmamış ve iyi ki bitmiş dedirten şeyler dahi bugün gülümsetiyor beni..
Ne garip bir his içimdeki,
Yıllarımı paylaştığım, kendimden çok düşündüğüm o adamı hatırlayamıyorum..
Emin olarak söyleyebileceklerim yalnızca kimlik bilgilerin..
Hangi yemeği seversin?
Kitap okur musun?
Spora gider misin ?
Ne tür filmler izlersin ?
vb. hiç bir detay yok hafızamda..
Ve komik olan, seni kendimden daha iyi tanırdım ve şimdi hayatımda bir yabancıdan daha fazlasısın..
Gülümseyebilmek ve sonra dönüp teşekkürler diye mırıldanmak..
Evet bu gece benim payıma düşen bu oldu..
Teşekkürler..
Büyümeme, aşkı öğrenmeme, ilişkinin altın kurallarını yazmama yardımcı olduğun için..
Yaşattığın hayal kırıklıklarıyla başa çıkmayı öğrenirken daha neler neler kattın yaşantıma..
Ve tüm bunlar için en yürekten gelen duygularımla teşekkürler teşekkürler..
Benim ben olamama yardım ettiğin için teşekkürler..
Unutmadım bizi..
Teşekkürler..
5 Ocak 2013 Cumartesi
Bakıyorum...
Yalnızlığımın ördüğü duvarlarımın çatlaklarından sızan ışık,
Korkutuyor beni...
Sanki ,
Birileri oradan sızıp gelen ışığı içerisinden çıkıp,
Anılarımı benden alacaklarmış gibi...
Yağmur ürkütür oldu ruhumu...
Sanki ,
Toprağın çiğ kokusuyla birlikte, senin kokunu da benden
alıp,
Uzaklara taşıyacakmış gibi...
Yıldızlara dalıp dalıp gider oldum,
Odamın gökyüzünün karanlığına açılan camından...
Sanki ,
Bir yıldız kayıp giderken,
Seni bana getirecekmiş gibi..
Bakıyorum,
Gözlerimi dahi kırpmadan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.png)







