Yıllar sonra bir gece
Sana yazdığım mektupları okudum..
Nereden geldiyse aklıma, nasıl uzandıysa elim o kutuya..
Fonda sensizlik çalarken okudum sessiz sessiz tüm gece.
Her bir satır gülümsetti beni..
Ne komik,
Gerçekten aşıkmışım sana, gerçekten aşık gibi yapmışsın
bana..
Belki de daha da komik olanı, hala o satırları yırtıp
atmayışımdır..
Hüzün kokan mısralarımın şimdi anı gibi kokması da bir başka
ilginçlik değil mi ?
Ne çok sevdirmişsin kendini..
Sahi hiç mi sevmemiştin beni ?
Bu kadar zor muydu benli hayat..
Oysa o zamanlar sende çok mutlu gibi yapmışsın..
Özlüyorum demişsin..sen uyurken özlüyorum..
Şimdi özlemedin mi beni ?
Ben özlüyorum bazen..
Mesela sen tıraş olurken yüzüme köpük sürüşün gelir
hatırıma, gülümserim gün boyunca..
Ve birde şey demişsin bana yazdığın şiirlerinde,
‘’Gerçek tadını bilmezler AŞK şarabının..Ama ben sarhoş
oldum seninle..’’
Sahi sızıp kaldın mı bir başka kalpte ?
Birde sen haklıymışsın..söylemek istedim..
‘’Gece güneşi,gündüz yıldızları göremezler..Gözlerine bakıpta
kaybolamazlar..Hayallere tutunup sana koşamazlar..Ve ürkek ama sıcak bir
ürperme saramaz ki her bendeni..Benim SENİ düşündüğümde TİTREDİĞİM gibi..’’
Şiirde de değin gibi, senden sonra hiçbir yürek benim için
titremedi senin gibi..
Bende satır aralarında şöyle demişim,
‘’Gözlerimdeki hep sen ol sevgilim..’’
Düşünüyorum da ne çok istemiştim hep sen ol diye..
Anılar güzeldir..
Şarkıda söylediği gibi ;
‘’Yalnızlığa elbet alışır bedenim
Yalnızlıkla belki de
başa çıkabilirim
Çok zor gelse bile yaşar öğrenirim ..’’
ALIŞTIM..


