Kendimi affedemiyorum..
Umarım siz beni affedebilirsiniz..
Evet şuan canım yanıyor..
Evet gözüm yaşlı dinliyorum sizin feryatlarınızı..
Ve evet bir kuru baş sağlığı diliyorum sessizce..
Ama ben,
Aslında hiçbir şey bilmiyorum..
Babamı işe uğurlarken benim hiç gözüm yaşlı, yüreğim ürkek olmadı..
Benim en büyük dertlerimin başında ;
Şarjımın eve dönüş yoluna kadar yetmemesi,
Belki de sizin ailenizin geçindiği maaşın 2 katı harçlığımı ay sonuna yetiremediğimde, babamdan para istemek zorunda kalmam,
Gittiğim en lüks restoranlarda ki yemekleri değil servislerini beğenmemem,
Tüm imkanlara (laptop-tablet-telefon-kitap vs.)sahip olmama rağmen gece gezmelerinden, sabah uykularından, kahve sohbetlerinden,alışverişlerden fırsat bulup yapmadığım ödevlerim.
Ve daha sayacak olsam sonunun gelmeyeceğini bildiğim yüzümü kızartan dertlerim geliyor..
Affedin beni kardeşlerim..
24 yıllık yaşantımda sizleri hiç düşünmediğim için..
Bu kadar bencil yaşadığım için..
Belki sizin çocukluğunuzu, gençliğinizi, şimdiden evinizin direğini elinizden aldığım için..
Bende suçluyum..
Sizin o kirli çizmeleriyle gurur duyduğunuz babalarınızı yıllarca görmezden geldiğim için utanıyorum.
Çorabına kadar ''marka'' giyinen ve şu yaşıma kadar gurur duyduğum babamdan da utanıyorum şuan.
Çünkü sizin babalarınız kadar naif olamadı hiçbir zaman..
Bizim evde grip olanın nazından kaprisinden geçilmezken, sizin babanız sedyedeki çarşafı düşünüyorsa ben utanırım o gurur duyduğum ailemden !
Sizin evde kaynayan tencerenin huzurunu hiç tatmadım ben..
Ama hissediyorum, o tarhana çorbasının tadı bir başka..
Şimdi dönüp deseniz ki,
''Ne fayda giden gitti..
Benim babam, benim kocam, benim oğlum gitti !
Sen üzülsen ne fark eder artık küçük hanım..''
Haklısınız..
Söyleyecek tez sözüm olamaz..
Ama hakkınız var üzerimde..
Sizin hayallerinizi yaşarken bu kadar duyarsız bu kadar nankör olabildiğim için hakkınız büyük..
Helal edin...
14 Mayıs 2014 Çarşamba
1 Mayıs 2014 Perşembe
Hoş Geldin
Kimse bilmezdi,
Ama özlerdim..
Kimse görmezdi,
Ama izlerdim..
Kimse duymazdı,
Ama söylerdim..
Kimse hissetmezdi,
Ama severdim..
Ve birgün,
Sen geldin..
Ne zaman geldin ?
Seslendin mi ?
Uzaktan uzağa izledin mi ?
Bensizlikte beni özledin mi ?
İçten içe sevdin mi ?
Hiç bilmedim..
Ama geldin..
İyi ki geldin..
Nasıl çok beklendin..
Yokluğunda hep özlendin..
Belki çok olmuştur geldiğin..
Üzgünüm..
Ben seni hiç fark edemedim..
Ama
İyi ki geldin..
Sen,
Sesimi duyan,
Sen,
Kalbimin yerini hatırlatan..
Sen,
Hislerime şiirler yazdıran..
Sen,
Ellerime dokunmadan yaşantıma huzur katan..
Sen ,
Geceme güneşi,
Sabahlara o çok sevdiğim yıldızları konduran adam..
Yıllarca beklendin..
Hoş Geldin..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

